İŞ İNSANI MEHMET VAROL’DAN ÇEVRE GÜNÜ’NDE DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA
Varol; “Bu kısır döngüyü kırmak zorundayız”
5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla iş insanı Mehmet Varol basın açıklaması yaptı. Varol yaptığı açıklamada; “5 Haziran Dünya Çevre Günü'nde; iklim kriziyle mücadele etmek, toprağı korumak ve sürdürülebilir tarıma geçiş yapmak için acil eylem çağrısında bulunuyoruz. Tarım, doğayı korumanın ve gıda güvencesini sağlamanın merkezidir. Ekolojik dengeyi gözeten tarımsal politikalar, hem toprağımızın geleceğini kurtaracak hem de yarınlarımıza daha yeşil bir dünya bırakacaktır.
Sanayi devriminden bu yana insan faaliyetleri sonucu doğa, geri dönüşü zor bir tahribatla karşı karşıya kalmıştır. İçinde bulunduğumuz dönemde; iklim krizinin etkileri en çok tarım ve gıda sistemlerinde hissedilmektedir. Artan sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve kuraklık, geleneksel tarım yöntemlerini tehdit ederken; yanlış tarım pratikleri de çevre kirliliğini ve toprak bozulmasını hızlandırmaktadır. Bu kısır döngüyü kırmak zorundayız.
Tarım ve Çevre Ayrılmaz Bir Bütünündür.
Tarım, sadece gıda üretmek anlamına gelmez. Doğru yapıldığında çevreyi koruyan, toprağı zenginleştiren ve karbonu dengeleyen en güçlü doğa koruma aracıdır. Ancak aşırı kimyasal kullanımı, su kaynaklarının bilinçsiz tüketimi ve toprak erozyonu, bu hayati sektörü gezegenin en büyük sorunlarından biri haline getirmiştir.
Dünya nüfusunun hızla arttığı günümüzde, tarımsal üretimi artırırken doğayı tahrip etmeyen modellere geçmek mecburiyetindeyiz. Sürdürülebilir tarım ilkeleri; çevre dostu gübreleme, organik tarım uygulamaları, yenilenebilir enerji kullanımı ve su yönetimi bu dönüşümün kalbini oluşturmaktadır.
Bizler Doğal Kaynaklarımızı Tüketmeden Üretmeliyiz.
Burdur ve çevresi başta olmak üzere, ülkemizin her bir köşesinde tarımsal üretim yapılırken doğa merkezli bir vizyon benimsenmelidir. Bu kapsamda öne çıkan kritik hedeflerimiz şunlar olmalıdır.
Suyun Verimli Kullanımı: Tarımsal sulamada kullanılan su kaynaklarının korunması, damla ve yağmurlama sulama sistemlerine geçişin teşvik edilmesi yaşamsal öneme sahiptir.
Toprak Sağlığının Korunması: Toprağı kimyasallarla yormak yerine, toprak organik maddesini artıran, kompost ve rotasyon (nöbetleşe ekim) gibi yöntemleri destekleyen uygulamalara ağırlık verilmelidir.
Biyolojik Çeşitliliğin Desteklenmesi: Tarımsal faaliyetlerde ekosistemi koruyan yöntemler benimsenmeli ve biyoçeşitlilik kaybının önüne geçilmelidir.
Üretici ve Tüketicinin sorumlulukları kritik.
Gıda israfı, çevre krizinin görünmeyen en büyük yüzüdür. Tarladan soframıza kadar uzanan zincirde her bir aşama, çevreye bir maliyet yüklemektedir. Tüketiciler olarak bilinçli tercihler yapmak, üreticiler olarak ise doğa dostu yöntemleri benimsemek zorundayız. Tarımsal üretimde kullanılan zehirli ilaçların doğaya ve insan sağlığına verdiği zarar unutulmamalıdır.
5 Haziran Dünya Çevre Günü vesilesiyle; tüm kamu kurumlarını, çiftçilerimizi, sivil toplum kuruluşlarını ve vatandaşlarımızı çevreye duyarlı tarım uygulamalarını desteklemeye çağırıyoruz. Toprağımız, suyumuz ve havamız bizim geleceğimizdir. Unutmayalım ki tarımı ve çevreyi korumak; insanlığın kendi geleceğini koruması anlamına gelmektedir.
Doğayla barışık, sürdürülebilir bir tarım ve çevre politikasıyla yarınlarımıza daha yeşil, daha verimli ve daha yaşanabilir bir dünya bırakma inancımızla tüm halkımızın Dünya Çevre Günü'nü kutluyorum.” dedi.
HABER MERKEZİ









